Image-empty-state.png

Baharı Karşılama Biçimleri

Keramettin Topkara
20/04/2021

Keramettin
Topkara
(Yazar)

Ahmed Faruk Arslan.jpg

Bahar...
Ne büyülü kelimedir! Bahar kadar ferah, ışıltılı, renkli, güzel kokulu bir kelime bilmiyorum. Badem ağaçlarının çiçek açmasıdır bahar. Onlar sevinçle açınca insanın da içi açılır; yürümek, koşmak, doğaya karışmak ister insan.

Sizi bilmem ama ben bahar gelince çiçeğe durmuş erik, kiraz, badem ağaçlarını seyre çıkar tabiatın binbir renkli düğününe karışmak isterim. Yazık ki bu, çoğu zaman çocukluğu hatırlamak gibi sadece bir özlemden ibaret kalır. Hakkınız var; maviyi, yeşili, beyaza bürünmüş bahar dallarını şehirlerimizden kovduk artık. Kupkuru, baharsız, renksiz bir hayat yaşıyoruz. İçindeki baharı hep çiçeklendiren şairi düşünüyorum… Hapishaneden yazdığı dizeler ile şimdi tesadüfen yaşadığımız şehirleri gelin birlikte düşünelim:
"Dışarda bahar geldi karıcığım, bahar.
Dışarda, bozkırın üstünde birdenbire
taze toprak kokusu, kuş sesleri ve saire…
Dışarda bahar geldi karıcığım, bahar,
dışarda bozkırın üstünde pırıltılar…
Ve içerde artık böcekleriyle canlanan kerevet,
suyu donmayan testi
ve sabahları çimentonun üstünde güneş…"¹

Hapishanede gökyüzünü bütün olarak göremeyen şair ile şimdiki şehirlerimiz arasında açıkçası bir fark göremiyorum. Ağaçlar, çiçekler gözlerimizde güzellik, yüzlerimizde bir tebessüm bırakamadan, kuşlar kulaklarımızda tatlı bir şarkı mırıldanamadan geçip gidiyor hayatımızdan:

"Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar."²

Iskalıyoruz.
Yazık!
O dirilmeye tanıklık edememek; laleyi, sümbülü fark edememek, güle bigane kalmak, bülbülü ihmal etmek, çimenler içindeki papatyayı, gelinciği neşesiz bırakmak...

Yılda bir kere olsun sevinemez miyiz? Senede birkaç hafta olsun karışamaz mıyız hayata:
"Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır.
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya."³

Bazı bahar sabahları mırıldanırım patlayan bir pınar gözü veya bir tomurcuk gibi:
"Ben her bahar âşık olurum
Rüzgâr olur yağmur olurum
Filizlenir anılarda gururum
Taşar içimden ruhum"⁴

Bazı bahar günlerinde dünyanın ilk gününü hatırlarım:
"Hepimiz ayrı ayrı tutulduk dünyaya
Denizi görenler deliye döndü
Gökyüzüne bakışı vardı bir ceylanın
Bütün ömrümce unutmam"⁵

Bazı bahar akşamlarında, güneşin bir ışık perisi olup dokunduğu her şeyi büyülü bir rüyaya dönüştürdüğünü düşünürüm:

"Hiç unutmam akşama doğruydu yağmur yağdı
Bütün balıklar denizin üstüne çıktı
Hepimiz işimizi gücümüzü bıraktık
Tam beş dakika dünyayı dinledik"⁶

Bazı baharlar bir senfonidir
Binbir duygunun aynı anda ses verdiği.
Bazı baharlar bir Orta Çağ tablosudur
Işıkla karanlıkların parlatıldığı.
Baharların bazıları bir rayihadır
Baygın tatların lezzet durakları.

Bahardır bazen tatma duyusunun hüküm sürdüğü
Sestir. Renktir. Kokudur. Tattır. Ama en çok temastır bahar. Sesin rengin kokunun tadın teması. Kim bilir, histir belki bahar. Beş hissin değişik oranlarda birleştiği...

Bahar geldi ya... Artık ne gam! Çamur suratlı kışı kovdu ya! Karanlığın karşısına dikilip gölgeyi yok etti ya! Güneşe âşığız artık. Bizi ışık içinde bıraktı ya...

Sözü uzatmanın anlamı yok. Bahardır. O konuşsun biz dinleyelim. Hiçbir şey yapamıyorsanız salkım söğütleri, erguvanları, manolyaları fark edin; ıhlamurların kokusunu ciğerlerinize çekin, masmavi gökte atılmış bembeyaz pamuklara el uzatın; içinize çektiğiniz havanın oksijen değil bahar olduğunu hissedin…

Baharın kendisi başlı başına bir şiirdir. Nasıl ki mevsimlerin ressamı hazansa bahardır şiiri, şarkısı, şairi… Haşim’in bir bahar akşamı gamlanıp ateş dolu havuza bakarak içlendiğine aldırmayın. Siz de karşı-baharı düşünüp bir hatırlama zevki edinin “şu sönen gölgelenen dünyada”:
“Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar
Dalmış üstündeki kuşlar yâda
Bize bir zevk-i tahattur kaldı
Bu sönen, gölgelenen dünyada”⁷


1 Nâzım Hikmet Ran, Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları
2 Edip Cansever, Mendilimde Kan Sesleri
3 Bedri Rahmi Eyüboğlu, Bahar ve Biz
4 Bir Sezen Aksu şarkısı, sözler Aysel Gürel’e ait.
5 İlhan Berk, Bir Alageyik
6 İlhan Berk, Bir Alageyik
7 Ahmet Haşim, Bahçe

Keramettin
Topkara
(Yazar)