Image-empty-state.png

Tasviri Umumi

14 Mart 2021 17:39:18

Arda
Çelik
(Yazar)

Ahmed Faruk Arslan.jpg

Türkiye'de siyasi magazini odak noktasına alan düşünsel çaba, yüzeyselliğe ve sığlığa mahkum olur. Omurgasızlıktan doğan hareketlilik gözü bozar. Boyun bir kere eğildi mi daha da aşağıya bakar. Midesi alıştı mı her şeyi kaldırmaya ne arlanma ne sıkılma. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar, her şey mübahtır. Nefsi körlenmez, azar! Gözü doymaz, saldırır! Verip veriştirir kapıp kapıştırır. Yolunu bulur, yoldan çıkar. Kenardan laf atar, fırça kayar. Çuvaldız da iğne de ne hikmetse hep başkasına batar! Düşman bir türlü bitmez, suçlu hep kaçar... Savaşmış, yoklukmuş, hakmış, hukukmuş nerdee? Ya hani derler ya "üzüm üzüme baka baka" öyle işte...

Neyse şimdi bir başka hikaye anlatayım ben size. Bizim mahallede bir külhanbeyi. Beddua okur gelene geçene. Uzunca bir adam. Suratsız mı suratsız. Ama kurmuş tezgahını. En büyük beş esnaftan alıyor haracı. Ne münasebet mıntıkasına girmek! "Saman altı, sümen altı" anlarsın ya. Sen en iyisi anlamamazlıktan gel. Hem sen kimsin ki mahallemizin kıymetlisi, gönül adamı olan reisimizi sorgularsın? Vallahi de billahi de veririz cezanı. Verildi mi talimat, kurulur mahkeme. Şamar oğlanı olursun. Vay be böyle külhanbeyi olunuyormuş dersin. Dayak yiye yiye adam olunuyormuş dersin. Korkunun ve sindirilmişliğin imparatoru böyle olurum dersin! Ne güzelmiş yahu böyle keyfe göre hüküm. Emre amade 10'ların var. Vur desen vuruyor. Gel desen geliyor. Aaa ama kolay değil işte böyle külhanbeyi olmak..! Önce düşünceni, beynini, yüreğini koyacaksın masaya. Baktın beş para etmiyor; ciğerini, bağırsağını, mideni... Her şeyinle en aşağıdan başlayacaksın. El etek öpeceksin, tamam diyeceksin, sesin çıkmayacak. Yüzüne tükürüldü mü, şükür diyeceksin, haklısınız efendim diyeceksin. Gitti mi de arkasından söveceksin. Ee bu da insan be kardeşim, öbür türlü nasıl dayansın? "Duvarı nem, insanı gam" derler...

Anlayacağınız bizim mahalle siyasi bir muhittir. Geleni geçeni çoktur ama kalana pek rastlanmaz. Kulelerinden seslenir aydınlar, kürsüler hep doludur. Çilesini başkası çeker, nutku onlar atar. Kolaydır tabi kalıplarla konuşmak, ithal ürünlere TSE damgası basmak. İlmin haysiyeti süte su katan, peynire zam yapan bakkal kadar. Ama derler bilirsin ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar...

Alın size işte Türkiye'de düşün hayatının tasviri umumisi. İstisnalar kaide olmadıkça da kervan böyle gelmiş böyle gider...

14 Mart 2021 17:45:42