Hatırlamak da Sevmek gibi

Hasan Kocabaş

14 Mayıs 2022 09:17:24

Sessizdi; kerpiçten, yorgun bir zamandı uyuyan
Anlamadım, bilmedim kızdıran ne geceyi
Geçmişten bir an vardı geleceği özleyen
Şimdiden bir pişmanlık, ağdasız bir tebessüm
Kılı kırk yaran zihni sabırsızdı, görmezdi
Fakat gelecek, işte burnunun dibindeydi
Orada bir alev gibi, seyrelen yağmur gibi
duran gelecek, umudunu aldı, sakladı:
"Ellerimi açtım geçmişe; geleceğinden
ne bir şüphe ne bir korkum var, yalnız o telaş
göz çukurlarımı yakan dargın bir sancıdır."

Ve gözlerim sarktı, ancak susunca kavradım
Anladım asıl ağırlığını tüm sözlerin
Homer'in dilinde gördüm, Cevdet'in sesinde
İnsana baktıkça sevdim mezar taşlarını
Kanadı kırık akşamları da öyle andım
Bir yanda yaşamak bir yanda sükûnet vardı
Tadı damağımda, hâlâ ararım o anı
Geçer sevdâ ellerimden, hayat pelteleşir.

Gözlerimi kemirir gecenin fareleri.
Bilmem artık kabuk tutmayan zaman sarı mı?
Hatırlamak da sevmek gibi: Bir yangın yeri
Seyrek kanlar gibi doldurur damarlarımı.